Evlenme sürecinde eşlerden birinin aldatması, hukuki adıyla zina, sadece evlilik birliğinin sona ermesine değil, aynı zamanda boşanma sürecinde ki mal paylaşımı, nafaka ve tazminat haklarının da değişmesine neden olabilmektedir. Özellikle “aldatma sonucu boşanmada mal paylaşımı” nasıl olacağı konusu, uygulamada en çok merak edilen alanlardan biridir.
Aldatan eş mal paylaşımında hak alabilir mi?
Zina nedeniyle boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır?
Aldatan eşin katılma alacağı tamamen kaldırılabilir mi?
Bu makalede, Türk Medeni Kanunu hükümleri ve uygulama esasları çerçevesinde tüm bu konulara açıklık getireceğiz.
Aldatma (Zina) Nedir?
Zina, eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi veya bu ilişkiye teşebbüs etmesi olarak tanımlanır. Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi uyarınca zina, özel ve mutlak boşanma sebebidir.
Aldatılan eş:
- Aldatma fiilini öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde,
- Herhâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içinde
aldatma sebebine dayanarak boşanma davası açmalıdır. Bu süreler hak düşürücü olup, mahkeme hâkimi tarafından resen dikkate alınır.
Boşanmada Mal Rejimi ve Genel Kural
Türkiye’de 2002 yılından sonra evlenen eşler için kabul edilen yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejime göre:
- Evlilik süresince edinilen mallar edinilmiş mal sayılır.
- Boşanma sürecinde, bu malların değeri hesaplanır ve bu meblağ kural olarak yarı yarıya paylaşılır.
Normal şartlarda, boşanmanın hangi sebeple gerçekleştiği mal paylaşımını etkilemez. Ancak zina (aldatma) bu genel kuralın en önemli istisnasıdır.
Aldatma Sonucu Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Türk Medeni Kanunu’nun 236/2. maddesi uyarınca:
Boşanma zina veya hayata kast sebebiyle gerçekleşmişse, hâkim kusurlu eşin payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Hâkim, aldatma fiilinin ağırlığına göre karar verir. Aldatan eşin payını azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir
Uygulamada:
- Uzun süreli ve sistematik aldatma durumunda → Pay tamamen kaldırılabilir
- Kısa süreli, tek seferlik, pişmanlık içeren aldatma → Pay belirli oranda azaltılabilir
Bu nedenle aldatan eşin katılma alacağı kaldırılır mı? sorusunun cevabı, her dosyada olayın özelliklerine göre değişir.
Hakim Aldatan Eşin Payını Neye Göre Belirler?
Hakim, zina nedeniyle açılan boşanma davasında mal paylaşımı yaparken şu kriterleri birlikte değerlendirir:
- Zina fiilinin süresi ve yoğunluğu
- Evliliğin toplam süresi
- Aldatan eşin malların edinilmesine katkısı
- Eşlerin karşılıklı kusur durumu
- Aldatmanın aile birliği üzerindeki etkisi

Dava Açarken Boşanma Sebebi Doğru Gösterilmelidir
Uygulamada en sık yapılan hata boşanma davası açarken zina sebebine dayanmak yerine “şiddetli geçimsizlik (TMK 166)” olarak açmaktır.
Bu durumda:
- Aldatma ispatlansa bile
- TMK 236/2 uygulanmaz
- Mal paylaşımı yarı yarıya yapılır
Bu nedenle, zina sebebiyle boşanmada mal paylaşımı avantajı elde edebilmek için dava açıkça aldatma sebebine dayandırılmalıdır.
Her İki Eş de Aldatmışsa Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Her iki eş de birbirini aldatmışsa, kusur dereceleri benzer kabul edilirse genellikle:
- Mal paylaşımı yarı yarıya yapılır
- Hakim pay azaltma yoluna gitmeyebilir
Çünkü bu hüküm, esas olarak tek taraflı ağır kusur hallerini korumaya yöneliktir.
Aldatma Sadece Katılma Alacağını mı Etkiler?
Aldatma veya zina, mal rejiminin tasfiyesinde yalnızca katılma alacağını etkiler. Katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı bu durumdan etkilenmez. Yani eşlerden biri zina yapmış olsa dahi, evin veya başka bir malın alınmasına kendi kişisel malıyla katkı sağlamışsa, yaptığı bu katkıyı geri alma hakkını korur. Aldatma, bu alacakların talep edilmesine engel teşkil etmez ve bu hakları ortadan kaldırmaz.
Mal Rejimi Sözleşmesi Varsa Ne Olur?
Eşler, evlilikten önce veya evlilik sırasında bir mal rejimi sözleşmesi yapmışlarsa, zina halinde pay azaltılması uygulanmaz ve sözleşmede yer alan hükümler aynen geçerli olur. Bu durumda aldatma, mal paylaşımını otomatik olarak etkilemez. Çünkü eşler, böyle bir sözleşme ile olası riskleri ve sonuçları en baştan bilerek ve kabul ederek hareket etmiş sayılırlar.
Aldatan Eş Nafaka ve Tazminat Alabilir Mi?
Zina eden eş, yani tam kusurlu taraf, boşanma sonrasında yoksulluk nafakası alamaz; buna karşılık maddi ve manevi tazminat ödemek zorunda kalabilir. Aldatılan eş ise, kusursuz veya daha az kusurlu olması halinde nafaka talep edebilir ve ayrıca maddi ve manevi tazminat isteyebilir.
Evlilikte ortak çocukların bulunması durumunda ise iştirak nafakası, çocuğun hakkı olduğu için ebeveynlerin kusur durumundan bağımsızdır ve aldatma bu nafakayı etkilemez.
Aldatma sonucu boşanmada mal paylaşımı, genel boşanma kurallarından tamamen farklı bir hukuki rejime tabidir. Zina, doğru şekilde ileri sürülüp ispatlandığında:
- Aldatan eşin mal paylaşımındaki payı azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir
- Nafaka ve tazminat açısından ciddi hak kayıpları doğar
- Boşanma sebebinin yanlış seçilmesi ise geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açar
Bu nedenle, zina nedeniyle boşanma ve mal paylaşımı sürecinde alanında uzman bir İstanbul boşanma avukatından hukuki destek almak, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.


SIKÇA SORULAN SORULAR
Aldatma (zina) boşanma sebebi midir?
Evet. Aldatma (zina), Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi uyarınca özel ve mutlak boşanma sebebidir. Aldatılan eş, gerekli süreler içinde doğrudan boşanma davası açabilir.
Aldatma sonucu boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır?
Normal şartlarda edinilmiş mallar yarı yarıya paylaşılır. Ancak aldatma sonucu boşanmada mal paylaşımı, TMK 236/2 kapsamında istisnaya tabidir. Hakim, aldatan eşin katılma alacağını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Aldatan eş mal paylaşımında hak alabilir mi?
Evet, ancak bu hak kesin değildir. Zina nedeniyle boşanmada, hâkim aldatan eşin payını %50’nin altına indirebilir veya sıfırlayabilir. Mahkeme kararını, olayın ağırlığına göre verir.
Hakim aldatan eşin mal payını kendiliğinden azaltabilir mi?
Evet. Boşanma kararı zina sebebine dayalı olarak verilmişse, hâkim taraf talebi olmasa bile aldatan eşin payını re’sen azaltabilir veya kaldırabilir.
Boşanma davası şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılırsa aldatma mal paylaşımını etkiler mi?
Hayır. Boşanma davası zina sebebine dayandırılmamışsa, sonradan aldatma ispat edilse bile aldatan eşin mal paylaşımındaki payı azaltılamaz. Bu nedenle dava açarken boşanma sebebinin doğru seçilmesi çok önemlidir.
Her iki eş de aldatmışsa mal paylaşımı nasıl olur?
Her iki eşin de aldatması halinde, kusur genellikle eşit kabul edilir. Bu durumda mal paylaşımı yarı yarıya yapılır ve çoğu zaman pay azaltımı uygulanmaz.
Aldatma, katkı payı veya değer artış payı alacağını etkiler mi?
Hayır. Aldatma yalnızca katılma alacağını etkiler. Katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı, zina nedeniyle ortadan kalkmaz.
Mal rejimi sözleşmesi varsa aldatma mal paylaşımını etkiler mi?
Hayır. Eşler arasında mal rejimi sözleşmesi varsa, zina nedeniyle pay azaltımı uygulanmaz. Paylaşım, sözleşme hükümlerine göre yapılır.
Aldatan eş nafaka alabilir mi?
Hayır. Aldatan eş tam kusurlu sayıldığı için yoksulluk nafakası alamaz. Ancak çocuk varsa ve velayet kendisine verilmişse, çocuk için iştirak nafakası alabilir.
Aldatılan eş tazminat isteyebilir mi?
Evet. Aldatma, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan, aldatılan eş maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Uygulamada manevi tazminat miktarı, aldatan eşin ekonomik durumuna göre belirlenir.




